MUHASEBE

İstenmeyen Davet: İzaha Davet Nedir?

Bu yazımda, Eylül 2017 yılında hayatımıza giren; ancak, 2020 yılı başından itibaren geçerli hale gelen, “izaha davet” uygulamasından,  söz etmek istiyorum.

Hayatımız boyunca, doğum günü, nişan, düğün, açılış töreni gibi çok sayıda kutlama için, davet alırız. Aldığımız bu davetler, hayatımızdaki önemine göre farklı derecelerde mutluluk verici davetlerdir. Bu davetlere gidip, gitmememiz ise; bizim kişisel tercihimize kalmıştır. Ancak, izaha davet pek de mutluluk verici bir davet olmadığı gibi; davete gitmememizin, bir yasal yaptırımı da söz konusudur.

İstenmeyen bir davet olarak görülen izaha davet, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca, mükelleflere yapılır. Vergi mükellefi olan kişinin, vergi kaybına neden olduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri tarafından tespit edilmiş ise; vergi mükellefinin, yapmış olduğu işlemler hakkında,  gidip idareye bilgi vermesi istenir. Davetin amacı, açıklama yapılmasının istenmesidir.

İzaha davet,  2016 yılında Vergi Usul Kanunu’nun mülga 370. maddesinde yapılan düzenleme ile birlikte 2017 yılının eylül ayında uygulanmaya başladı. 2020 yılı başından geçerli olmak üzere; 7194 sayılı yasa ile uygulamanın usul ve esasları belirlendi.  13.08.2020 tarihinde yayınlanan; “İzaha Davet Uygulamasına İlişkin 519 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği” ile güncel şeklini aldı.

Bu uygulamada üç önemli amaç göz önünde tutulmuş. Bunlar;

1)- Mükelleflerin, vergi vermedeki gönüllülüklerini artırma;

2)-Vergi denetimlerinde, etkinliği artırma;

3)-Vergi incelemesi yapan kamu personelinin, etkin kullanımını sağlamak, amaçlanmıştır.

İzaha davet uygulamasında, mükellef açıklamaları ile herhangi bir vergi kaybına neden olmadığı anlaşılır ise; mükellef, vergi incelemesine tabi tutulmaz. Vergi kaybına neden olduğu anlaşıldığında ise; kanun maddesinde yazılı olan belirli şartları sağladığı takdirde, indirimli cezalarla; ağır cezalardan korunması sağlanmaktadır. Mükellefin ağır cezalara karşı koruma altına alınması; mükellef için, önemli bir avantaj sayılır.

Bu uygulama sayesinde, hem vergi alıcısı olan Hazine ve Maliye Bakanlığı, hem de vergi vericisi olan mükellef; karşılıklı kazançlı çıkmaktadır.

İzaha davet sisteminde, sistemin ilk adımı, “ön tespit” adındaki incelemenin yapılmış olmasıdır. Ön tespit, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı bünyesinde oluşturulan “ön tespit ve izah değerlendirme komisyonları” tarafından yapılır. Ön tespitin yapılması için, ön tespit ve izah değerlendirme komisyonu’na düzenlemedeki usul ve esaslar çerçevesindeki delillerin sunulması, komisyon tarafından bu delillerin incelenmesi ve vergi kaybının tespit edilmiş olması gerekir. Vergi kaybının söz konusu olduğu komisyon tarafından tespiti yapılmış ise, vergi mükellefine “izaha davet yazısı” adında, izahın konusuna giren ön inceleme sonuçları ve bu sonuçlarla ilgili ayrıntılı bir açıklama istendiğine dair bir davetiye, gönderilir.

İzaha davet alan mükellef, izaha davet yazısında yazılı konu ile ilgili izahını 30 (otuz) günlük yasal sürede yapabilir. Otuz günlük yasal sürede izahat veren mükellefe ise; komisyon 45 (kırkbeş) günlük yasal sürede, izahat değerlendirilmesi yazısını göndermelidir.

Mükellef, isterse izaha davete cevap vermeyebilir. Ancak, izaha davete 30 (otuz) günlük yasal sürede cevap vermeyen mükellefin, izaha davet yazısında belirtilen konularla ilişkili olarak, vergi kaybına neden olduğunu kabul ettiği varsayılır. Bunun sonucunda da, vergi kaybına neden olan tutarın tahsiline karar verilir.

İzaha davet uygulamasına, vergi kaçakçılık suçları girmemektedir. Kaçakçılık suçları, Vergi Usul Kanunu 359. maddesinde tanımlanmıştır. Ticari defter ve belgeleri tahrif etmek/yok etmek/gizlemek; hesap ve muhasebe hileleri yapmak; naylon fatura olarak bilinen “sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge (SMİYB)” düzenlemek/kullanmak, kaçakçılık suçlarını oluşturmaktadır.

Komisyon, ön tespitinde kaçakçılık suçu ile ilgili bir olay tespit ederse izaha davetten yararlanılamaz. Ancak, naylon fatura (sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge (SMİYB)” kullanılmış olduğu durumlarda ise; kanun maddesinde yazılı miktar ve oranlar göz önüne alınarak sistemin devreye gireceği, ön görülmektedir.

İzaha davet olayının gerçekleşmesi için; ilgili mükellef bir vergi incelemesine girmemiş olmalı ve takdir komisyonuna, vergi incelemesi ile ilgili bir sevkinin olmaması gerekir. Ayrıca, ön incelemenin konusu ile ilgili bir ihbarın olmaması da, aranan şartlar arasındadır.

Sonuç olarak, izaha davet;  ne kadar istenmeyen bir davet olsa da; vergisel incelemelerde; mükellefi en çok koruma altına alan inceleme türü olduğu görülmektedir.

İşlerinizin ve verginizin çok; vergi incelemelerinizin az olduğu, aydınlık bir gelecek dileğiyle…

Saygılarımla, Dilek Özcanlı, Mali Müşavir.

 

Etiketler
Devamını Göster

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close
Theoren Fleury Jersey