VERGİ

E-Ticaret Şirketleri için Vergilendirme

Elektronik ticaret, tarafların direkt teması olmaksızın elektronik ortamda bir araya gelmek suretiyle gerçekleştirdikleri bir ticaret şeklidir. E-ticaret fiziki mal ticareti ile karakterize edilen tarihsel, açık ve sabit coğrafi sınırlarından mahrumdur. E-ticaretin vergilendirilmesindeki en önemli konu elektronik ortamda teslim edilen dijitalmal ve hizmetlerden elde edilen kazancın vergilendirilip verhgilendirilemeyeceğidir. Çünkü e-ticaret, yapısı gereği devletlerin ayrı ayrı politika belirleyerek, bunları tek başlarına uygulamalarına imkan tanımamakta, coğrafi sınırları geçersiz kılması nedeniyle devletlerin birlikte hareket etmesini zorunlu kılmaktadır.

Nalan Akgün (SMMM) ise, Elektronik Ticarete Vergisel Açısından Bakış adlı makalesinde aşağıdaki tespitlerde bulunmuştur;

“Kısa tanımıyla e-ticaret, telekomünikasyon araçları kullanılarak mal ve hizmetlerin satılması, ödemelerin ve dağıtımın yapılması şeklinde açıklanabilir. Çağımıza damgasını vurmuş olan internet ve e-ticaret mevcut vergi kanunlarının teknoloji kadar hızlı gelişmemesinden kaynaklanan vergilendirme sorunlarını da beraberinde getirmiştir.”

E-ticaretin uluslararası alnada, vergilendirme prensiplerinin oluşturulmasında 1998 yılında Kanada’nın Ottowa kentinde OECD tarafından düzenlenen toplantı bu konuda önemli bir adım olmuştur. Toplantının en önemli kararlarından biri e-ticaret için özel bir verginin getirilmemesi kararı olmuştur. Ayrıca e-ticaret uygulaması için ülkelerinvergi düzenleme konusunda kendi özerkliklerinin korunması, çifte vergilendirilmeden kaçınılması,bu ticaretten elde edilen gelirin vergilendirilmesinin dağlımının gerçekçi yapılması konularında kararlar alınmıştır.

Mevcut haliyle e-ticaret, vergi kayıp ve kaçaklarına elverişli bir ortamda yapılmaktadır.

Elektronik ticaretten doğan çeşitli değişimler, vergi otoritelerini de ciddi güçlüklerle karşı karşıya bırakmaktadır. Bunları kısaca sıralamak gerekirse;

  1. Vergi otoritelerinin faturalar gibi hesapları izlemelerine olanak veren evrak işlemlerini izlemesi daha da zorlaşmıştır.
  2. Fiziki ürünlerin üretimi ve satışından dijital üretime geçişte yaşanan teknolojik değişmeler diğer bir sorundur.Bu konuyu biraz açıklamak gerekirse; müzik, fotoğraf, tıbbi ve finansal danışmanlık ile eğitim hizmetleri gibi çok sayıdaki ürün, direkt olarak internet üzerinden elde edilebiliyor. Bu durum, vergi amaçları için sabit bir vergi objesini tanımlamayı çok zorlaştırmakta, zaman zaman olanaksız hale getirmektedir.
  3. Vergi yargısı açısından kimin vergiyi ödeyeceğini veya kimin vergiyi toplayacağını belirlemek güçleşmektedir.

Elektronik ticaretin vergilendirilmesine yönelik olarak ülkelerin, uluslararası ekonomik birliklerin ve bağımsız kuruluşların büyük bir çaba içerisinde olduğu görülmektedir. Bu çabanın temelinde elektronik ticaret hacminin bilişim teknolojilerindek gelişmelere paralel olarak ortaya çıkan yüksek artış bulunmaktadır.

Elektronik ticaret hacminin çok büyük oranlarda artması, vergi idarelerinin elektronik ortamda yapılan ticari işlemleri, vergisel açıdan gözlem altına almaya zorlamaktadır. Ancak hiçbir aracıya gereksinim olmadan, doğrudan doğruya elektronik ortam yoluyla aktarılabilen dijital ürünlerin varlığı, vergi idarelerinin vergi mükelleflerinin belirlenebilmelerine ilişkin çabalarını boşa çıkarmakta ve bu konuda vergilemeye ilişkin sorunlar yaratmaktadır.

E-Ticaret Vergilendirme İlkeleri

Elektronik ticaretin vergilendirilmesinde uyulması gereken temel ilkelerle ilgili 1998 yılında Ottawa’da OECD tarafından düzenlenen ve yukarıda değinilen konferansta vergilendirmeye ilişkin temel çerçeve kuralla oluşturmaya çalışılmaktadır. Bu konferansta elektronik ticaret için belirlenen ilkeler aşağıdaki gibidir.

Tarafsızlık ilkesi, elektronik ticarete konu olan ürünlerle genel ticarete konu olan ürünler arasında farklı durum, yaratılmayacağı, mükelleflerin vergisel avantajlar nedeniyle, söz konusu ticaret biçimlerinden herhangi birine yönelmelerine sebebiyet verilmeyeceğini ifade eder.

Sadelik ve basitlik ilkesi, vergi kurallarının, mükelleflerin vergiyi doğuran her işlemin, vergisel sonucunu önceden tahmin edebilecekleri kadar açık ve basit olmasını ve vergi kurallarında istikrarın sağlanmasını ifade etmektedir.

Etkinlik ilkesi, elektronik ticaret sonucu ortaya çıkabilecek yeni gelir unsurlarını vergilendirecek olumlu esnekliğe sahip olmayı ifade ederken, elektronik ticaretin vergş gelirlerinde bir azalmaya neden olmaması için, vergi sisteminin esnekliği yüksek vergilerden oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Böylece, mevcut vergi konularının elektronik ticaretten elde edilecek gelirleri de kapsayacak biçimde genişletilmesi sağlanacaktır.

İdare ve uyum maliyetlerinin düşük olması, oluşturulacak vergi sisteminin, hem vergi idaresinin maliyetlerini hem de vergi mükelleflerinin katlandıkları uyum maliyetlerini ifade eder.

E- Ticarette Çifte Vergilendirme

Çifte vergilendirmeden kaçınma, vergi mükellefinintam olarak kavranmasını ifade eder. Çünkü elektronik ticarete konu olan ürünlerin uluslararası alanda serbestçe dolaşımını arttırdığı için mükelleflerin belirlenmesinde sorun çıkmaktadır. Bunun içinde mevcut uluslararası vergileme ilkelerinin, ulusal vergileme kurallarına uydurulması ve mükellefiyete ilişkin açık kuralların belirlenmesi gereklidir.

Ottowa’da yapılan konferansta üzerinde anlaşmaya varılan husus, elektronik ticaret mevcutlara ek bir vergi konulmaması olmuştur.

Konuya vergi hukuku açısından baktığımız yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Devamını Göster

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close
Theoren Fleury Jersey