Başarılı Kadın Girişimciler

Bir Girişimci Kadının Özel Hayatı: Bedriye Hülya

Önceki yazımızın devamı niteliğinde olan Kadın Girişimci Örneklerinden Bedriye Hülya ile yapılan röportajın devamını yayınlıyoruz. Bu yazımızda da ağırlıklı olarak iş hayatı dışında bir iş kadınının bir girişimcinin nasıl yaşadığına dair örneklere rastlıyoruz.

İş Dışındaki Hayatınız Nasıl Geçiyor Aslında Günlük Hayatınızı Nasıl Geçiriyorsunuz?

 Erken kalkmayı çok severim erken kalkarım saat altı altı buçuk civarında hayatıma başlamış olurum. Eğer hava güzelse parka giderim orada interval çalışırım yürü-koş yaparım. Dörtyüz adım yürürüm yüz adım koşarım, yarım saat kırk dakika arasında bunu yaparım sonra eve gelirim mutlaka kahvaltı yaparım, kendim bile olsam enfes kahvaltı hazırlarım mutlaka. Güzel kahvaltı ederim. Bunu yapmadan evvel de sirkeli su içerim onu seviyorum balla karıştırıp.

Ondan sonra işe giderim. Sonra işte geçer bütün vaktim genelde toplantılarım varsa bizim tarafa davet ederim insanları. Çünkü İstanbul’da hareket etmeyi sevmiyorum İstanbul çok yoruyor beni. İzmirli bir insanım sonuçta. Ondan sonra da uzun yıllar Bodrum’da Yaşadım ve çok vakit kaybı gibi geliyor trafik o nedenle evim ile işim arasında genelde beşyüz adımdan fazla bir mesafe olmamasına çalışıyorum. Sonra akşam çıktıktan sonra bir arkadaşımla buluşurum. Buluşmuyorsam o zaman eve gidiyorum, genelde erken yatmayı seviyorum ve kitaplarımla birlikte yatağa giriyorum ve dokuz buçuk on gibi. Bir iki saat kitap okuyorum. Arada da bir haftada bir defa geç saatlere kadar çalışıyorum genelde günüm böyle geçiyor.

Kendinizi Nasıl Bir Yönetici Olarak Görüyorsunuz?

Ben yönetici değilim, yöneticilik yapmayı da hem beceremiyorum, hem sevmiyorum. Onun için insanların inisiyatif almasını ve kendi bölümlerini yönetmelerini bekliyorum. Ben günün büyük bölümünde yeni projelerle uğraşıyor oluyorum. Yeni bu aslında yeni gelebildiğimiz bir durum. Aslında biraz daha uğraşıyordum geçmişte şimdi daha çok yeni projeler veya danışılacak konular varsa onlarla uğraşıyorum.

Sizin için Hangi Ödüller Önemli Oldu? 

Mesela benim için en önemli ödüllerden bir tanesi Ashoka Fellow dan aldığım ödüldür. Ashoka Fellow dünyadaki bütün girişimcileri destekleyen bir vakıf. Bu vakıf bana ödül verdi. Biz ne yaptığımızı çok iyi biliyorduk ancak Türkiye’de anlatmak çok zordu, sosyal girişiminde olduğunu ve Ashoka Fellow seçilmek birileri artık sosyal girişimci olduğumuzu anladı gibi oldu. Çok gurur verdi bana, aynı zamanda Endeavour girişimcisiyiz. O da çok işimize yarayan bir şey oldu çünkü dışarıda durup firmanın nasıl olduğuna baktık, neler düzeltilmesi gerekiyor onlarla ilgili çalıştığımız bir dönem oldu. Çok kıymetli. Onun dışında Davos’ta sosyal girişimci seçildik. Bizi dünyaya tanımak açısından çok önemli Oldu tabi. Sonra ODTÜ yılın kadın girişimcisi seçmişti ondan da çok bir ödül almıştım Çok sevdiğim bir okul.

Sizce Kadınlar Ayrımcılığa Uğruyor mu?

Bir ayrımcılık yoktur diyen kişilerin hayatın farkında olmadıklarını düşünüyorum. Bir kere kadınlar ve erkekler olarak  hepimizin feminist olmasından başka şansımız yok. Neden? Çünkü aradaki kaynaklara ulaşım farkı o kadar büyük ki bunu bizim normal yoldan kapatabilmemizin imkanı yok. O nedenle ekstra güç harcama olması lazım bunun için mesela kotaları da inanıyorum bir sürü konuşuyoruz bir kadınları aşağılamaktır falan suni de olsa bu aralıkları kapatmak durumundayız birbirine yaklaştırmamız gerekiyor ki mesafe kat edebilelim.

Pozitif ayrımcılığı da destekliyorum çünkü kaynaklara erişimde eşitsizliğin başka türlü kapatmanın imkanı olmadığı için. Bunlar günlük hayatın içine o kadar yerleşmiş ki biz çoğunlukla farkında bile olmuyoruz aslında. Ben akıllı fikirli bir sürü kadın arkadaşımla konuştuğumda ben hiç üzülmedim diyor. Nasıl ya diyorum senin evinde şeftaliyi babana kim soyuyordu diyorum sofrayı kim topluyordu? Erkek kardeşin mi topluyordu? Yok öyle bir şey şimdi bunlar ezilmek değilmiş gibi görünüyor ama halbuki öyle. Çünkü ben zamanımı karşı cinsine hizmet ederek geçirmek durumunda kalıyorum. Halbuki ben o  saatleri kendimi geliştirmek için kullanabilirim. Yani bunların farkına varmak önemli kısmı burada. Duruşumuz çok net bizim bu farkın farkına varılması için uğraşıyoruz.

İş Hayatınızda Hiç Pişmanlık Yaşadınız mı?

Pişmanlık değil ama aldığımız dersler var tabii bundan sonra yapacağımız işlerde veya hareketlerde bunları farklı türden yapalım diye ama pişmanlık olarak hiçbir pişmanlığım yok tabii ki Çok saçma bir duygu olduğuna da inanıyorum bir fonksiyonu yok pişmanlığım pişman olsak ne olur olmasa ne olur?

İzmir’den Ayrı Kalmak Nasıl bir His?

38 yaşındayken de Amerika’ya gittim orada psikoloji okudum onun yüksek lisansını yaptım şimdi doktorasını yapıyorum klinik psikoloji de. İzmir’de daha rahat bir hayatımız vardı tabii insanların hem bakışı hem hareketleri. İstanbul bu bakımdan zor bir yer hakikaten vücut dili de öyle hemen savaşa ve kavgaya bir uzaklaşmaya hazırmış gibi yaşıyor insanlar. O biraz zor oluyor benim için, kendimize bir vaha kuruyoruz burada ve onun için de aynı insanlarla yaşıyoruz. Yoksa toplum içine girdiğimde kendimi mutsuz hissediyorum.

Biraz İzmir’e taşıdık operasyonlarımızı o biraz hayatımızı kolaylaştırdı. Ben de daha rahat nefes almaya başladım, kız kardeşim İzmir’de. O da zaten ortağım o da işlerle daha fazla uğraşmaya başladı. Ben de böylece birazcık daha ne istiyorsan kendimle alakalı onları yapabilmeye başladım o da hoş bir değişiklik oldu benim için.

Aşk ile İlgili Ne Düşünüyorsunuz?

Aşk güzel bir şey tabi ki ama bir yaştan sonra biraz işlevsiz geliyor bana. Çünkü o tutkunun eğer dibi olmazsa bir yerden sonra tükeniyor. Bense daha verimli olan konuların hayatımda olmasını istiyorum, hem insan olabilir veya bu bir konu olabilir. Aşk güzeldi tatlıydı yine olsun hayatımızda cilde de iyi geliyor ama onun gibi yoksa eğer biteceğini biliyorum artık ve onun için dipsiz işler benim işim değil gibi geliyor.

Evlendim 15 sene evli kaldım sonra boşandım.  Ama en yakın insanlarından bir tanesi eski eşim. Çocuğumuz olmadı iyi ki de olmadı. Çünkü benim için korkutucu bir şey, yani olsaydı Yaptığım şeyleri yapamazdım gibi geliyor bana.

Aile Kadınlara Bakış Açısı Nasıldı?

Bizim ailede bütün kadınlar çalışır, çalışmıyorsa da ya nine olmuştur ya da ölmüştür. Çalışmamak gibi bir şeyin ne olduğunu bilmiyorum. Annem de çalışıyordu mühendisdi Annem bütün hayatını arazilerde geçirdi. Biz de üç çocuk olarak büyüdük.

Nasıl oluyor da kadın çalışmıyor çocuğum var diyor bunu bilmiyorum belki vardır bunun sebepleri çok yalnızdır anlayabilirim ama onun dışında eğer destek varsa o zaman çalışmamasını anlamlandıramıyorum. Çünkü iyi olduğu bir şey vardır kadınların ve onları da gerçekleştirmek durumunda kendine karşı görevi de ki öyle örnek olsun çocuklarına.

Hayatınızda Bir Simge Olsaydı Ne Olurdu?

Vallahi benim simgem aslında denizatı. Hem kadın hem erkek cinsiyetsiz cem her şey kendi içinde yeterli çok kendine özgü galiba Denizatı olurdu.

Sanat ile İlişkiniz Nasıl?

Sanat Hayatımın her tarafında var ve ben iş kurmayı da biraz da sanata benzetiyorum. Çünkü o da bir ifade biçimi hayatımın daha evvelinde ortaokul lise zamanında tiyatro çok önemliydi. Okulun neredeyse bütün önemi günlerinin tiyatrolarında yazıp oynadım hep folklor oynadım. Sonra hayatımda bir trafik kazası var ondan sonra faktörü bıraktım. Sonra hep dans hayatımın içinde var bunlar hep var ve hep de olurmuş gibi geliyor.

Kadın Girişimcilere Tavsiyeniz Ne Olur?

Biri bir şeyi size neden yapamayacağını anlatırsa onu hemen arkanızı dönün ve yürüyün. Çünkü kadınların yapamayacağı hiçbir şey yok. Tam da tersine erkeklerden çok daha iyi yapabiliriz çünkü biz çok katmanlı düşünüyoruz ve her şeyin farkına aynı anda varabiliyoruz. Bu nedenle kadınların yönettiği bir dünyanın çok daha iyi bir dünya olacağına %100 eminim. Erkeklerin yönetip de geldiğimiz nokta şu anda ortada

Dış Görünüşünüze Çok Dikkat Eder Misiniz?

Dış görünüşümü genel olarak hiç dikkat etmem Hiçbir önemi yoktur benim için yılda bir defa saçımı kestirip hep yaptığım bir şey var manikür-pedikür hikayemiz vardır onu da böyle hijyen diye yaptırıyorum. Ama onun dışında makyaj genelde yapmam. Bir tek kongrelerde güzel şeyler giymeyi dikkat ediyorum. Çünkü benim için onur Franchise’larımın karşısına çıkmak. Onlar da bundan hoşnut olsun istiyorum ama normal şartlarda beni bıraksan kot pantolon ve tişörtün ve ayağımda spor Ayakkabılarımla hayatımı geçirebilirim.

Özel Olarak İnandığınız bir Eşyanız Var mı?

Elimde bir yüzük vardı hep taktığım onları takmayı seviyorum çok eski yüzükler. Bunlar rahmetliye Kayınvalidemin kayınvalidesinden Bana geçmiş Onun dışında da genel olarak hep aynı şeyleri takıyorum.

Yemek Yapmak?

Yemek yapmak ve yemek yemek hayatta en sevdiğim şeylerden bir tanesi yani eğer spor yapmazsam kesin obez olurdum.

Kaynak: NTV Radyo

Etiketler
Devamını Göster

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close
Theoren Fleury Jersey